Kripto şirket’leri artık halka açılırken yatırımcılar, bu işlerin gerçekten nasıl para kazandığı konusunda daha zorlayıcı sorular soruyor.

Bir kripto şirket’i sadece benimsenmeye, kullanıcı artışına ya da güçlü bir markaya bel bağlayamaz. Halka açık sermaye yatırımcı’ları; gelir kalitesi, kâr marjları, rezervler, yönetim, müşteri varlık koruması ve zayıf piyasa döngülerinde gösterilen performansa bakıyor.

Bu değişim, sektörün nasıl değerlendirildiğini tamamen dönüştürüyor. Kripto para borsası’ndan stablecoin ihraççı’sına, madenci’den saklama ve veri şirket’lerine, Bitcoin hazinesi işlerine kadar pek çok alan, artık halka açık piyasa beklentileriyle ölçülüyor.

BeInCrypto, 8Blocks Kurucu Ortağı ve Baş Uzmanı Anton Efimenko, Zoomex CMO’su Fernando Lillo Aranda ve Phemex CEO’su Federico Variola ile, halka arz ve listelemelerin kripto şirket’leri üzerindeki beklentileri nasıl yeniden şekillendirdiğini konuştu.

Halka Açık Şirket’lerde Token’ların Fiyatı Otomatik Yükselir mi?

Halka arz, bir kripto şirket’ine daha fazla görünürlük kazandırabilir ve geleneksel yatırımcı’lar için şirketin takibini kolaylaştırabilir. Fakat hisse sahipleriyle token sahipleri çoğu zaman bambaşka ekonomik gerçeklerle karşı karşıya kalıyor.

8Blocks Kurucu Ortağı ve Baş Uzmanı Anton Efimenko, token sahiplerinin, bir halka arzın doğrudan token fiyat’larını destekleyeceğini varsaymaması gerektiğini söylüyor.

Anton Efimenko ‘Ne yazık ki, halka arzın kendisi kripto topluluğu için gerçekten ekstra bir değer sunmaz. Birçok token, ihraççı şirket’in işine bağlı değil. Yani şirket halka açılsa ve yıllık güçlü kâr açıklasa bile, o şirket’in token’ı değer kazanmak zorunda değil. Token fiyat’ı ile hisse fiyat’ı birbirini takip edecek diye bir kural yok’ dedi.

Şöyle de ekledi: ‘Halka arz, şirket’in adını ön planda tutabilir fakat token sahipleri için kâr garantisi vermez’ dedi.

Halka açık bir hisse, şirkette ortaklık hakkı verir. Token ise çoğu zaman erişim, yönetişim, ağ etkinliği ya da piyasa hissiyatı anlamı taşır ve bu bağlantılar genellikle dolaylıdır.

Bu ayrım, daha fazla kripto şirket’i halka açıldıkça yatırımcı’lar için giderek daha kritik hâle geliyor. Yatırımcı’lar bir şirket’in kârlılık potansiyelini mi, token’ın işe yarayışını mı yoksa genel olarak kripto piyasası hissiyatına mı yatırım yaptığını iyi bilmeli.

Kurumlar Hâlâ Kendi Risk Kurallarını Gözetiyor

Halka arzlar, emeklilik fonları, bankalar ve varlık yöneticileri için kripto piyasasına erişimi kolaylaştırıyor. Bazı kurumlar doğrudan token tutamasa da, halka açık bir kripto para borsası’ndan, madenci’den, stablecoin ihraççı’sından ya da saklama şirket’inden hisse alabiliyor.

Efimenko, kurumsal yatırımcı’ların hala reyting ve iç düzenleme politikalarına bağlı hareket ettiğini belirtiyor.

Anton Efimenko ‘Emeklilik fonları kripto şirket’lerinin hisselerini alabilecek fakat bunu ancak, o hisselerin reytingi fonun yatırım politikasına uyuyorsa yapacak. Böylesine büyük finansal kurum’lar için varlığın reytingi çok önemli çünkü yatırımcılarının parasını riske atamazlar’ dedi.

Pek çok kurum ise hala, risk profili daha net olan daha düşük getirili klasik varlıkları kripto piyasası getirilerine tercih edebiliyor.

Anton Efimenko ‘Bu yüzden, onlar için yıllık %3 faizli ABD Hazine tahvilleri almak, %5,5 getiriyle USDT stake etmekten çok daha kolay’ dedi.

Tokenize Hazine tahvilleri, kurumlar için bir orta yol sunabilir. Bu varlıklar sayesinde, hem dijital varlık altyapısı kullanılabilir hem de altta yatan devlet tahvili reytingine güvenilebilir.

Anton Efimenko ‘Ancak tahviller tokenize edildiğinde, emeklilik fonları bunları bilançolarına alabilir çünkü temel varlığın reytingine dayanabilirler’ dedi.

Borsalar ve Stablecoin İhraççı’ları Neden En Güçlü Adaylar?

Uzman’lar, halka açık piyasada kripto para borsası ve stablecoin ihraççı’larının en güçlü iş modeline sahip olduğu konusunda hemfikir.

Zoomex CMO’su Fernando Lillo Aranda, stablecoin şirket’lerinin gelirlerinin daha düzenli ve işlem hacmine daha az bağlı hale gelmesi nedeniyle sektörde avantajlı olduğunu vurguluyor.

Fernando Lillo Aranda ‘Stablecoin altyapısı en güçlü yapısal modele sahip. Bu model hem ağ etkisinden, hem elde edilen fonlardan, hem ödemelerin büyümesinden, hem de artık sadece kripto değil, finansal alt yapı olmasından faydalanıyor. Gelirler daha istikrarlı hale gelebilir ve işlem döngüsüne bağlılığı azalır’ dedi.

Stablecoin ihraççı’ları rezerv gelirleri, ödemelerde büyüme ve kurumlar arası yaygın kullanım sayesinde öne çıkıyor. En büyük riskler ise rezervlerin denetimi, regülasyon ve yoğunlaşan riskler olarak dikkat çekiyor.

Borsalar da iyi yönetildiklerinde hâlâ en güçlü kripto iş modellerinden biri. Kullanıcı, likidite ve işlem aktivitesine doğrudan yakınlık avantajına sahipler.

Fernando Lillo Aranda ‘Borsalar en güçlü nakit üreten yapıdır (iyi yönetildiğinde). Hâlâ dikkat ve likiditeyi çoğu kripto şirket’inden daha iyi paraya çeviriyorlar. En iyileri, trading’in ötesine geçerek saklama, kartlar, kredi, staking, ödeme, launchpad ve broker katmanına evriliyor. En büyük sorun ise döngüsellik ve işlem ücreti daralması’ dedi.

Phemex CEO’su Federico Variola da, halka açık piyasadaki en güçlü aktörler olarak borsaları ve stablecoin ihraççı’larını gösteriyor.

Federico Variola ‘Halka açık piyasada en güçlü iş modelleri kesinlikle kripto para borsası ve muhtemelen stablecoin ihraççı’ları. Diğerleri, iş modelleri ya da gelirlerinin dönemselliği nedeniyle bazı kısıtlamalarla karşılaşacak’ dedi.

Şöyle de ekledi: ‘Borsalar ve stablecoin şirket’leri, özellikle borsalar, gelirde daha istikrarlı tabana ve büyüme fırsatına sahip’ dedi.

Borsalar halen piyasa döngüleri, düşen ücretler, regülasyon baskıları ve kullanıcı güveni gibi risklerle karşı karşıya. Ancak diğer pek çok kripto iş modeline göre, gelir yapıları halka açık yatırımcı’lar tarafından daha kolay anlaşılıyor.

Fazla Öne Çıkmayan Altyapı Şirket’leri Daha Güçlü Çıkabilir

Halka açık kripto şirket’lerinin en güçlü olanları, birçok bireysel yatırımcı için daha az görünür olabilir.

Aranda, saklama, piyasa hizmetleri, analitik veri ve regülasyon uyum sağlayıcı’larının uzun vadede öne çıkacağını belirtiyor. Bu şirket’ler, kurumların dijital varlıklara daha fazla sermaye ayırmadan önce ihtiyaç duyduğu operasyonel katmanı sağlıyor.

‘Saklama ve piyasa altyapısı, sessiz ama güçlü bir kategori sunuyor. Dijital varlıklara giren kurumlar; saklama, raporlama, takas, uyumluluk ve işlem katmanlarına ihtiyaç duyuyor. Genellikle bu alan, spekülatif kripto para pozisyonlarından ziyade finansal altyapıya benzer şekilde hareket ediyor’ dedi Aranda.

Bu şirket’ler, token fiyatlarına tamamen bağlı kalmadan dijital varlık benimsenmesinden fayda sağlayabilir. Gelirleri; kurumsal sözleşmeler, raporlama araçları, gözetim sistemleri ve uyumluluk hizmetlerinden elde edilebilir.

Madenci’ler ve Bitcoin Hazinesi Şirket’leri Zorlu Bir Döngü Sınavıyla Karşı Karşıya

Madenci’ler ve Bitcoin hazinesi şirket’leri, halka açık piyasalarda Bitcoin’e bağlı getiri isteyen pay senedi yatırımcılarına direkt Bitcoin almak zorunda kalmadan pozisyon imkanı sundukları için ilgi çekebiliyorlar.

Zayıf tarafları ise piyasa döngülerine olan hassasiyetleri.

Aranda, madenci’lerin enerji fiyatları, donanım maliyetleri ve emtia benzeri ekonomik koşullara karşı savunmasız kalmaya devam ettiğini belirtti.

‘Madenci’ler. Halka açık piyasalar Bitcoin betasına ilgi gösteriyor ancak madencilik, dikey entegrasyon olmadığı sürece enerji maliyetleri, donanım döngüleri ve emtia benzeri ekonomilere karşı açıkta kalmayı sürdürüyor’ dedi.

Bitcoin hazinesi şirket’leri ise başka bir sorunla karşı karşıya. Boğa piyasa’sında Bitcoin’e bağlı sermaye toplasalar da zaman içinde faaliyet değerlerini savunmak giderek zorlaşabiliyor.

‘Bitcoin hazinesi şirket’leri. Sermaye oluşturmak ve pay senetleri ile BTC’ye pozisyon çekmek için çok güçlü olabilir ancak faaliyet tarafında bu değeri sürdürmek daha zor. Zamanla, operasyonel bir iş modelinden ziyade, yalnızca kaldıraçlı saklama aracı olarak algılanma riski artıyor’ dedi Aranda.

Variola, hazinesi şirket’ler, madenci’ler ve piyasa koşullarına duyarlı diğer iş alanlarının kripto para fiyat’ları düştüğünde daha fazla baskıyla karşılaşacağını düşünüyor.

‘Özellikle hazinesi şirket’lerinin, piyasa ayı yönüne döndüğünde ciddi stres altında kalmaları kaçınılmaz. Aynı durum, volatiliteye daha açık olan madenci’ler ve diğer şirket’ler için de geçerli’ dedi.

Bu şirket’ler güçlü Bitcoin döngülerinde popülerliğini koruyabilir. Fakat halka açık yatırımcılar, bu firmaların Bitcoin tutmanın veya üretmenin ötesine geçip geçemeyeceğini her zaman sorgulayacak.

Genel olarak özetleyecek olursak: Kripto para piyasası’nın halka açık döneminde, işini finansal göstergelerle net anlatabilen şirket’ler ödüllendirilecek. Sadece piyasa heyecanına yaslananlar ise daha zorlu bir takipçi kitlesiyle karşılaşacak.