İsrail savcıları 21 yaşındaki ABD vatandaşı Eli Lavon’u, İran istihbaratı adına casusluk yaptığı iddiasıyla ve yaklaşık 1.379 dolar karşılığında kripto varlıklarla ödeme aldığı gerekçesiyle cuma günü iddianameyle suçladı. Bu dava, İran’ın iddia edilen kripto ile casus devşirme yöntemlerinin artık adeta ‘görev başı’ esasıyla ajanlık işine dönüştüğünü gösteriyor.

Lavon, İsrail’de son dönemde ortaya çıkan casusluk dalgasında suçlanan ilk Amerikalı olarak öne çıkıyor. 2023’ten bu yana en az 60 sanık var. Pek çok dosyada, ideolojik nedenlerden çok küçük tutarlı ödemelerin bu kişileri harekete geçirdiği görülüyor.

Bir İş İlanı, Üç Telefon ve 1.379 Dolar

İddiaya göre Lavon, Kudüs’te terk edilmiş bir bina ile bir bakkalı gizlice görüntüledi. Ayrıca, 50 şekellik banknota sarılı bir USB bellek de dahil olmak üzere ‘dead drop’ yöntemiyle nesneler bıraktı.

Kripto ödemeleri ise dilim dilim geldi; önce birkaç yüz dolar, ardından ikinci bir yönlendiriciden yaklaşık 518 dolar. Ancak, elde edilen bilginin askeri anlamda ciddi değeri olduğu belirtiliyor. Bu süreçte casusluk yaptığı öne sürülen bazı kişilerin kayda aldığı noktalar, ilerleyen zamanda İran’ın füze saldırılarının hedefi oldu.

9 haziran’da gözaltına alınan Lavon hakkında, iki kez yabancı ajanla iletişim ve 14 kez düşmana bilgi aktarma suçlamasıyla dava açıldı.

‘Bu iddianame, yabancı istihbarat servislerinin dijital alanı kullanarak İsrail içinden bireyleri tespit etmeye, devşirmeye ve yönetmeye nasıl çalıştığını ortaya koyuyor…’ dedi Kudüs Bölge Savcılığı’ndan Ronit Shentzer Yaakobi.

Son dakika gelişmelerini anında takip etmek için bizi X’te takip edin

Kripto ile Devşirme, Casusluktan Sabotaja Evriliyor

Artık yöntem sadece gözetlemeyle sınırlı değil. Mart ayında internette ortaya çıkan HAYI adlı bir grup, yedi Avrupa ülkesinde toplam 17 kundaklama ve sabotaj eylemini üstlendi. Analizler, grubun İran bağlantılı kişiler tarafından yönetilen ve ücretli, geçici elemanlarla doldurulmuş “yapay bir paravan” olabileceğine işaret ediyor.

İngiltere polisinin yalnızca Londra’daki saldırılar için en az 28 kişiyi gözaltına aldığı açıklandı. Belçikalı bir gencin, HAYI’nin üstlendiği Antwerp kundaklaması için para aldığı öne sürüldü. Londra’da bir sinagogu ateşe vermekten suçlanan bir başka genç ise binanın ne olduğunu bilmediğini savundu.

Her detay tam anlamıyla ‘görev işi’ esasına dayanıyor. Görevler, sıradan uygulamalar üzerinden geliyor. Ödeme, yapılan iş başına dağıtılıyor. Katılımcıların çoğu, büyük organizasyonun parçası olduklarının farkında bile olmadan süreci tamamlıyor. Araştırmacılar, ödüllü aracıların devletle doğrudan bağlantıyı perdelemesi nedeniyle bu yöntemi hibrit savaş olarak adlandırıyor.

Buradaki ekonomik motivasyon, klasik terör finansmanından ayrılan temel noktalardan biri. ABD Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), 1 temmuz’da 134 adet ISIS-K cüzdanını yaptırım listesine eklediğinde, analistler bunlara 2023’ten beri yaklaşık 1,4 milyon dolar aktarıldığını tespit etmişti. Lavon’a iddiaya göre ödenen meblağ, bunun yalnızca yaklaşık binde biri. Tether .

Başka bir deyişle, artık büyük ağlar gün yüzüne çıkıyor. Mahkemeler, dayanarak terör finansmanı hükmü verdi. Ayrıca yönelik soruşturmalar, milyarlarca dolarlık para akışını incelemeye aldı.

500 dolarlık bir iş ödemesi ise çok daha silik kalıyor. ABD’li yasa yapıcıların usulsüz finans açıkları hakkındaki tartışmasında da bu fark büyük ölçüde göz ardı ediliyor.

Büyük transferler için inşa edilen blockchain gözetimi, mikro ödemeleri izlemeye uyum sağlayabilir mi? İşte bu sorunun yanıtı; böylesi ağların ne kadar hızlı çökertilebileceğini belirleyebilir.