Geçen hafta küresel piyasaların seyri birkaç kritik eksen üzerinde şekillendi. ABD-İran uzlaşı sürecinin enerji fiyatları üzerindeki baskısı sürerken Fed'in sıkı para politikasını ne kadar süre koruyacağına ilişkin belirsizlik fiyatlamaları zorlaştırmaya devam etti. Çarşamba günü para piyasalarında yıl sonuna kadar iki faiz artışı ihtimali belirginleşmişti; ancak Mayıs PCE verisinin beklentilere paralel gelmesinin ardından bu tablo bir miktar yumuşadı. İlk faiz artırımının eylül yerine ekim ayında gerçekleşeceği beklentisi ağırlık kazanırken Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari, mart ayındaki bir faiz indirimi öngörüsünü haziran itibarıyla bir faiz artışı yönünde revize ettiğini açıkladı. Bu sabah 10 yıllık ABD tahvil faizi önceki haftaya kıyasla yaklaşık 10 baz puan gerilemeyle %4,37'de dengelenirken dolar endeksi 101,35'e gevşedi. Yurt içinde ise bu hafta en kritik gündem maddesi Cuma günü açıklanacak Haziran TÜFE verisi. 100 geçen haftayı %3,13 kayıpla 14.274 puandan kapattı ve piyasa bu haftaki enflasyon verisini hem dezenflasyon sürecinin hızı hem de TCMB'nin 23 Temmuz faiz toplantısına ilişkin beklentiler açısından yakından izliyor. Piyasa beklentileri aylık artışın %0,97 ile %1,04 aralığında gerçekleşeceğine işaret ediyor; Mayıs'ta %1,71 olan aylık artışa kıyasla bu tablo yılın en düşük aylık artışına karşılık gelecek. Yıllık enflasyonun ise %32,10 ile %32,18 bandında şekillenmesi öngörülüyor; yıl sonu beklentisi %29 düzeyinde sabit kalıyor. Enflasyon verisinin önemi yalnızca fiyat istikrarıyla sınırlı değil. TCMB Başkanı Fatih Karahan'ın geçen hafta Londra'daki sunumunda 23 Temmuz öncesinde repo fonlamasına dönülmeyeceğini net biçimde ortaya koymasının ardından Haziran TÜFE'si, bankanın faiz kararındaki hareket alanını belirleyecek temel referans noktası haline geldi. Beklentiler dahilinde ya da altında bir veri dezenflasyon sürecinin güç kazandığını teyit edecek ve üzerindeki baskının hafifleme potansiyeli taşıyacak. Sürpriz bir yükseliş ise tabloya tümüyle farklı bir renk katabilir. Hürmüz'de Yeniden Gerilim Geçen hafta sağlanan geçici mutabakatın ardından hız kazanan petrol sevkiyatları, perşembeden itibaren yeniden başlayan saldırılarla kesintiye uğradı. Katar bağlantılı bir petrol tankerinin hedef alınması, ateşkes sonrasında boğazda yaşanan en ciddi güvenlik ihlallerinden biri olarak değerlendirildi. Trump, yaptığı açıklamalara İran'a yönelik sert tehditlerde bulunarak başladıkları işi askeri olarak bitirme ihtimali bulunduğunu belirtti. Bunun da İran'ın yok olacağı anlamına geldiğini ayrıca vurguladı. Aramco'nun yaklaşık dört aylık aranın ardından Ras Tanura terminalinden ham petrol yüklemelerine yeniden başlaması olumlu bir sinyal olsa da Askeri çatışmaların yeniden belirginleşmesi arz akışındaki toparlanmanın beklenenden daha yavaş seyredebileceğine ilişkin kaygıları ortaya çıkardı. Katar'da Görüşme Takvimi Hafta sonu yaşanan karşılıklı saldırıların ardından ABD ve İran, Hürmüz Boğazı ile diğer gündem maddelerini ele alacak barış görüşmelerinin yeniden başlatılmasından önce saldırıları durdurma konusunda anlaşması önemli. Bu ay imzalanan mutabakat zaptının tüm teknik boyutlarına ilişkin görüşmelerin sürmesi planlanıyor; her iki taraf da şimdilik masaya geri dönme iradesini koruyor. Birinci maddede de belirttiğimiz üzere; sürecin bu noktaya gelmesindeki tetikleyici bir konteyner gemisine yönelik saldırı oldu; Washington bu saldırıyı İran'a atfederek karşılık verdi ve taraflar birbirini ateşkesi ihlal etmekle suçladı. Bu olumlu habere karşılık İran'ın 30 Haziran'daki teknik görüşmeye katılmayacağını açıklaması müzakere takvimini belirsizleştiriyor. Tablo bir bütün olarak değerlendirildiğinde, kırılganlığını koruyan bu sürecin kalıcı bir çözüme doğru ilerleme potansiyelini hala barındırdığı görülüyor. Altında Dört Aylık Kayıp Serisi Altın haftaya düşüşle başladı. Bu sabah itibarıyla spot altın %0,63 gerileyerek 4.045 dolara indi. Böylece altın aylık bazda üst üste dördüncü kez değer kaybetmeye hazırlanıyor; bu dönemdeki birikimli düşüş %10,4'e ulaştı. Pazar günü yaşanan karşılıklı saldırıların ardından her iki tarafın da şimdilik geri adım atacağına ve bu hafta görüşmeler yeniden başlayana kadar gemilerin serbestçe hareket edebileceğine ilişkin haberler petrol fiyatlarının erken kazanımlarını kısmen geri vermesine yol açtı. Müzakerelerin sürmesi, Hürmüz'ün daha kalıcı biçimde yeniden açılmasına zemin hazırlayabilir; bu ihtimal enerji kaynaklı enflasyon baskısını hafifletebilecek bir senaryo olarak ön plana çıkıyor. Buna karşın CME FedWatch'a göre piyasalar bu yıl üç faiz artırımı fiyatlarken aralık için artış ihtimali yaklaşık %80'e yerleşmiş durumda. Altın enflasyona karşı korunma aracı olarak öne çıksa da getiri sağlamayan bir varlık olması nedeniyle yükselen faiz beklentileri cazibesini kırıyor. Bu hafta açıklanacak ADP özel sektör istihdam verisi ile tarım dışı istihdam, Fed'in politika patikasına ilişkin beklentileri yeniden şekillendirebilecek kritik referans noktaları olacak. Diğer değerli metallerde spot gümüş %1,4 düşüşle 58 dolara gerilemiş durumda. Sintra ve İstihdam Verisi Bu hafta yatırımcıların odağında iki kritik gündem maddesi var. Bunlardan ilki Portekiz'in Sintra kentinde düzenlenecek yıllık merkez bankası başkanları toplantısı; Fed Başkanı Kevin Warsh da konuşmacılar arasında yer alacak. Warsh'ın bu platformdaki mesajları önem taşıyor: şahin söylemini yumuşatacak bir ton değişikliği doları baskı altına alabilirken, mevcut tutumunu koruyan bir çıkış faiz artırım beklentilerini pekiştirecek. İkinci gündem maddesi ise tarım dışı istihdam verisi dahil olmak üzere haftaya yayılmış ABD iş piyasası raporları. ABD ekonomisinin direncine ilişkin beklentilerin güçlendiği bu ortamda, güçlü işgücü piyasası verileri hem faiz oranlarını hem de doları yukarı taşıyan bir dinamiğe dönüşebilir. Dolar endeksinin 13 Mayıs 2025'ten bu yana en yüksek seviyesini test ettiği hatırlandığında, istihdam cephesinden gelecek sürprizlerin kur piyasalarında belirgin hareketler yaratma ihtimali göz ardı edilemez. Goldman Sachs ABD Görünümünü Yukarı Revize Etti Goldman Sachs, ABD ekonomisine yönelik 12 aylık resesyon olasılığı tahminini %25'ten %15'e çekti. Bu oran, kurumun savaş öncesindeki %20'lik tahmininin de altında kalıyor. Gerekçe olarak ABD-İran ateşkesini uzatan son mutabakatın ekonomik riskleri azaltması ve işgücü piyasasındaki dayanıklılığın öngörülen düzeyin üzerinde seyretmesi gösterildi. Kurum, yılın ikinci yarısı için ABD ardışık büyüme beklentisini %2'ye yükseltti; bu revizyonun arkında düşük doğalgaz fiyatlarının desteklediği reel gelir artışı ve yapay zeka yatırımlarındaki ivme yatıyor. Petrol tarafında ise yıl sonu için baz senaryo varil başına 80 dolar olarak belirlendi. Nisan'da gerilimin zirveye ulaştığı dönemde 118 dolara kadar yükselen fiyatların bu sefer çift yönlü risk taşıdığı vurgulandı: boğaz kaynaklı arz kısıtları yukarı, savaş öncesinden miras kalan arz fazlası ise aşağı baskı unsuru olarak öne çıkıyor. Halka arz piyasasına ilişkin değerlendirmede de dikkat çekici tespitler yer aldı. 2026'da yaklaşık 50 şirketin halka açıldığı ve toplam işlem hacminin 120 milyar dolara yaklaştığı belirtilirken bu tablonun dot-com döneminin coşkusundan henüz uzak olduğu, yapay zeka odaklı sermaye ihtiyacının öne çıktığı normal bir toparlanma görünümü taşıdığı ifade edildi. Rusya'da Akaryakıt Krizi Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkedeki akaryakıt tedarik sorunlarının sürdüğünü kabul ederek piyasaya sunulan yakıt miktarının artırılması ve fiyatların ekonomik açıdan makul seviyelerde tutulması gerektiğini vurguladı. Ukrayna'nın insansız hava araçlarıyla Rusya'daki petrol rafinerilerine yönelik saldırıları sonucunda çok sayıda tesisin bakıma alınması ve tarım sezonuyla yaz döneminin yarattığı talep artışının üst üste gelmesi, Moskova ve St. Petersburg dahil yaklaşık 20 bölgede akaryakıt satışına kısıtlama getirilmesine yol açtı. Ülkedeki benzin stoklarının 1,7 milyon ton seviyesine gerilediğini ve bunun 2025'in aynı dönemine kıyasla %4 daha düşük olduğunu açıklayan Putin, benzin ve uçak yakıtı ihracatının geçici olarak yasaklandığını, dizel ihracatının da tamamen yasaklanmasının değerlendirildiğini belirtti. Büyük rafinerilerin azami kapasiteyle çalıştırıldığını ve planlı bakımların ileri tarihlere ertelendiğini aktaran Putin, vatandaşlar ve işletmeler için kesintisiz yakıt tedarikinin sağlanması amacıyla ilave adım atılmasını istedi. Çin'den Japonya'ya İhracat Kısıtlaması Çin Ticaret Bakanlığı, Japonya'nın savunma sanayisi ve araştırma kuruluşlarına yönelik ihracat kısıtlamalarını genişletti. Japonya Ulusal Savunma Araştırmaları Enstitüsü ile kara, deniz ve hava sistemleri araştırma merkezleri dahil 20 kuruluş ihracat kontrol listesine alınırken, aralarında büyük savunma ve sanayi şirketlerinin bazı birimlerinin de bulunduğu 20 kuruluş daha sıkı lisans incelemesine tabi izleme listesine eklendi. Kararla birlikte Çinli ihracatçıların ve yurt dışındaki kişi ya da kuruluşların bu listedeki kurumlara çift kullanımlı Çin menşeli ürün satması yasaklanırken devam eden tüm ihracat faaliyetlerinin de derhal durdurulacağı bildirildi. Bu adım, yalnızca ikili ticari ilişkileri değil teknoloji ve savunma tedarik zincirlerini de doğrudan etkileyen jeopolitik bir gerilim sinyali niteliği taşıyor. Özetle Haftanın ilk günü, Hürmüz'deki gerilimin taze izleri ve ABD'nin kritik istihdam verileri ekseninde şekilleniyor. Boğazdaki saldırıların yeniden başlamasıyla petrol yukarı yönlü bir açılış yaparken tarafların görüşmelere dönme iradesi piyasanın panik yaşamasını engelledi. Dört aylık birikimli kaybı %10'u aşan altın ise güçlü dolar ve yükselen faiz beklentileriyle baskı altında seyrediyor. Goldman Sachs'ın ABD resesyon riskini önemli ölçüde aşağı çekmesi ve büyüme beklentisini yukarı revize etmesi makroekonomik görünüme olumlu bir çerçeve kazandırdı. Sintra'daki merkez bankası toplantısı ve tarım dışı istihdam verisi, Fed'in politika yolculuğuna ilişkin beklentilerin yeniden fiyatlanmasını tetikleyebilecek en kritik unsurlar olarak öne çıkıyor. Rusya'nın iç akaryakıt kriziyle boğuşması ve Çin'in Japonya'ya yönelik ihracat kısıtlamalarını genişletmesi küresel tedarik zincirlerine ilişkin kaygıları canlı tutuyor. Yurt içinde ise bütün gözler Cuma günü açıklanacak Haziran TÜFE verisinde; sonucun için bir rahatlama mı yoksa yeni bir baskı dalgası mı getireceği bu veriyle netleşecek. Trive Yatırım Menkul Değerler A.Ş. https://www.trive.com.tr/ *** .

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti ; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabılır.Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.